GÜVERCİN KULÜPLERİ VE AVRUPA

Öncelikle tüm arkadaşlara merhaba demek istiyorum ;

Bugün ingilterede Birmingham Roller yetiştiricilerinden bahsetmek istiyorum bahsi geçen konuda Jim Emerton ismin de bir sunucunun Elimar isimli bir yetiştiriciyle
sohbetlerinden alıntılarla yazıma devam etmek istiyorum Elimar 1962 yılında 12 yaşında iken Birmingham Roller ile tanıştığından bahsediyor bu ırk bizim makaracı olarak
bildiğimiz ırkların bir akrabası Elimar ilk başlarda güvercine duyduğu sempatinin naif bir canlı olmasından yana olduğunu belirtirken babasının bir arkadaşını ziyareti
sırasında Birmingham Roller uçuşları esnasında karşılaştığı akrobasi hakeketlerinin kendisini ilizyona uğrattığını ve büyülediğinden bahsediyor.

Bu arada arkadaşlar Elimar bir psikolog ve özel hayatında da büyük başarılar elde etmiş birisi ve güvercine olan sevgisi öyle büyükki arada geçmiş olan zamanı hızlandırarak sonuca yaklaşmak istiyorum ve kısa kısa geçiyorum. Bu ırka karşı ilk başlarda kendisi 1978’de Kuzey İngiltere Uçan Patenci Topluluğu adı altında bir kulüp kuruyor ve bu hobiye gönül veren fanatiğin sayısının artmasına vesile oluyor daha sonraları bu ırkın hem korunması gerektiğini düşünüyor hemde rekabetin oluşmasına öncülük etmek amacı ile 1982’de, bireysel kulüplerin Ulusal onur için birbirleriyle rekabet etmelerini sağlamak adına Ulusal Birmingham Roller Derneğini kuruyor ve bireysel kulüpler ile Birmingham Roller ırkına ait standartları istenilen özellikleri hedefleyerek yarışmalar düzenlemeye başlıyorlar.

Ayrıca Elimar 1997 de 2. baskının yapıldığı “Dönüş ile kazananlar” kitabını çıkarıyor ve bu kitabı için şunları söylüyor;

Kitabı yazmanın sebeplerinden biri, sadece büyük meraklıların kafasına yatırılan zaman bilgeliğinin, gelecek için kaydedilmesini sağlamaktı. Bu büyük hayalperestlerin
fikirleri, becerileri ve bilgileri kolayca kaybedilebilirdi çünkü görüşlerinin hiçbiri bugüne kadar kaydedilmedi. Bu vesile ile Gelecekteki meraklıları için bir
kaynak olarak görüyorum. Başlığına rağmen kendimi büyük bir rakip olarak görmüyorum. Yıllar boyunca elde edebileceğim önemli prestijli yarışmalardan bazılarını
kazandım, ancak en büyük zevkim kupada değil, Kendi kümeslerim de ve kümes seyahatlerimde gördüğüm performansların artışı benim için bir yarışma kazanmaktan daha önemli.

Bugün Türkiye de kulüpleşme ve yarışmalar yarış güvercinleri için alt zemin oluşturmakta fakat diğer ırklar için bu böyle değil Elimar ın yazısında ilk başlarda açılan bireysel kulüplerin kulüp içerisinde kendi kriterleri gereği yaptıkları yarışmalarda performansı yüksek olan ve bilgi sahibi kulüp üyelerince puanlamalar neticesin de sezon için üretilen güvercinlerin iyileri seçilerek eşlemeler yapıldığı ve bu eşlemeden bir sonraki sezon için yavrular alınarak tüm kulüp üyelerine verilmesi mantığıyla ilerlemesi ve bireysel kulüplerin artmasıyla kulüpler arası yarışmaların olması ve kuluplerin birbirleri arasında transferler yapması kalite standatlarını üst seviyelere çıkartmıştır makalenin bir kısmında bireysel kulüplerin iyileştirme çalışmaları sonucunda 3metre makara yapan kuşların 2 3 yıl gibi kısa sürede iki katına çıkarak 6metre gibi makara yapan ırkların elde edildiğini daha sonraları ise diğer bireysel kulüplerden değeri karşılığında alınan performanslı güvercinlerle yapılan eşlemeler sonucunda neredeyse mükemmele ulaştığını standartın üzerine çıkıldığından bahsediyor.

Şahsımda bir Dönek yetiştiricisi olarak okuduğum makaleden sonra Avrupadaki yetiştiricilere ciddi anlamda gıpta ile bakıyorum ülkemizde bu durumun yapılabilirliğini de artık düşünmek gerektiği kanısındayım.

– ÖZCAN GÜLER –

[jetpack-related-posts]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top