Konya’da Güvercin Yetiştiriciliği

Güzelliği, rengi, yön bulma yeteneğine bağlı haber götürücülüğü, eti ve evcilleşme yeteneği dolayısıyla çok eski çağlardan beri insanoğlunun dikkatini çeken güvercin,
birçok ulusta olduğu gibi, doğaya bağlı bir ulus olarak bizde de büyük bir ilgi görmüştür. Konya’da güvercinciliğin oldukça eski bir geçmişi var. Bu konuda elde kesin belgeler bulunmamakla birlikte, yerleşmiş kuşçuluk gelenekleri Konya’daki güvercinciliğin geçmişinin Selçuklulara kadar çıktığını gösteren güçlü belirtilerdir.
Ayrıca sözlü anlatılar da bunu destekler nitelikledir. Konya’nın ünlü kuşçularından Av. Mehmet Ali Apalı, Konya’da kuşçuluğun Selçuklular zamanında başlamış olabileceği görüşünde. Ayrıca Konya’ya özgü bir güvercin türü olan Selçuklu güvercinlerini de Selçukluların Orta Asya’dan getirdikleri kanısında. Buna kanıt olarak da bu güvercin türünün Konya dışında hiçbir yerde bulunmayışını göstermektedir. Yine Konya’nın tanınmış kuşçularından Ahmet Onacak, Konya’ya kuşçuluğun Selçuklularla geldiği «Malazgirt savaşından sonra Konya’da kurulan Selçuklu Devleti sultanlarına, vezirlerine hediye olarak pek çok güvercin gönderildiği» görüşündedir. Konya’daki yaygın inanışa göre Mevlâna da güvercin beslemiştir. Bu nedenle çelebiler de kuş beslemiş ve çelebiler arasından ünlü kuşçular yetişmiştir. Bugün Konya’da biri Mevlânâ Türbesi yanındaki Mevlâna Kuşçu Kahvesi, diğeri Amele Pazarı’ndaSalmacıların Kahvesi olarak bilinen iki kahvehane bulunmaktadır. Bu kahvehanelerde güvercin üzerine söyleşiler ve güvercin alışverişleri yapılmaktadır. Konya’da güvercinler çok yüksek fiyatlara alınıp satılmaktadır. Güvercinin değeri görünüş güzelliğinden, damarlı ve yiğit oluşundan, oyun yeteneğinden gelir. Selçuklu türünde görünüş güzelliği, Mardinli ve taklambaç türlerinde ise görünüş güzelliği yanında oyun yeteneği de aranır, iyi güvercinlerde Selçuklu ile Mardinlinin fiyatları aşağı yukarı aynıdır. Güvercinler, özel kümeslerde besleniyor. Kümesler çoğunlukla toprak kerpiçten yapılmış, ortalama 2×2 ya da 1.5×2 m. genişliğinde, 1,5-1.80 m. yüksekliğindedir. Kümesler iki bölümdür. Tel örgülerle çevrilmiş yazlık bölüm ve kerpiçten örülmüş kışlık bölüm. Büyüklükleri aşağı yukarı aynı alan yazlık bölümle kışlık bölüm arasında, üzerinde güvercinlerin geçebilecekleri büyüklükte bir delik bulunan bir kapı vardır. Güvercinler iki bölüm arasında istedikleri gibi hareket edebilirler. Asıl barınma yeri kışlık bölümdür. Duvarlara yerleştirilmiş olan kutular veya küçük sandıklar
içinde tünerler, orada yavrularlar. Her odada rahat etmelerini engellemeyecek sayıda güvercin vardır. Güvercinlerini dışarı bırakanlar yanında sürekli kümeste besleyenler de vardır. Güvercinler, sert buğday, küçük mısır, burçak, fiğ ve arpa ile besleniyor. Kışın çoğunlukla burçak veriliyor. Kümesleri her gün temizlenen güvercinlere yine her gün taze su veriliyor. Mikroplardan arındırmak için sularına onbeş günde bir eriton katan veya sağlıklarını korumak için vitamin hapları veren kuşçular vardır. Konya’da güvercin gübresi, daha çok çiçeklere ve sebzelere, seyrek olarak da ağaçlara atılıyor. Konya’nın asıl yerli güvercinleri halk arasında daha çok enseli olarak bilmen Selçuklu türü ile taklambaçlardır. Bunların yanında Konya’ya sonradan geldiği herkesçe bilinen Mardinli türü ile Çorumlu-Mardinli, gut. demkeş, Musullu ve ganrık türleri vardır. Çoğunlukta olup herkesçe beslenen güvercin türleri ise Selçuklu. Mardinli ve Taklambaç türleridir. Selçuklu türü güvercinler, ense. kuyruk ve renklerine göre, Mardinli türü ile taklambaç türü güvercinler ise renk. tüy, ve oyun durumlarına göre çeşitlere ayrılırlar. Selçuklu türü güvercinlerde görünüş güzelliği, taklambaçlarla Mardinli türü güvercinlerde ise görünüş güzelliği ile uçuş ve oyun özelliği aranır. Bu yüzden Selçuklu türü güvercinler çoğunlukla Kümeslerde beslendiği halde, Mardinli ile taklambaçlar uçuş için bırakılmaktadır. Selçuklu türü güvercinlerin renklerine göre bugün bilinen çeşitleri ak. kara, gök, çopur ve akkuyruk karadır. Avukat Mehmet Ali Apalı, Selçukluların Orta Asya’dan yalnız ak. kara ve gök türlerini getirdiklerini, ak ile karanın eşleştirilmesinden akkuyruk karayı, ak ile gök’ün eşleştirilmesinden de çopur’u, Selçukluların elde ettiğini tahmin ediyor. Aynı görüşü paylaşan başka kuşçular da var. Güvercin meraklılarından Muzaffer Öztermiyeci’ye göre gök ile ak’ın eşlemesinden enseli karakuyruk çopur, enseli gök, çopur; ak ile karanın eşleşmesinden enseli ala, enseli
mavrullu kara, akkuyruk kara, yanı telli, böğrü telli, üstü telli kara; çopur ile çopurun eşleşmesinden %80 pal, %15 çopur. %5 enseli ak elde edilmektedir. Selçuklu türü güvercinler kuyruk biçimlerine göre açık ense, açığın dolması, sokma kuyruk, dalma; ense biçimlerine göre ise kılıncına ense, köprülü ense çeşitlerine ayrılmaktadır. Güvercinlerin renklerini, türlerini, çeşitlerini, biçimlerini, hareketlerini, yaş durumlarını anlatmak için, değişik yollara başvurulduğunu, bunun için ala, kara, ak, gök, boz, bozlak, devetüyü, külümsü gibi renk adlarından, kanat, kuyruk, bel, tüy, kafa, ense gibi organ adlarından çokça yararlanıldığını görüyoruz. Bunun yanında renk ve organ adlarıyla sıfat ve ad tamlamaları yapma yoluna gidilmiştir: Gök Mardinli, boz zidgara, bozlak Musullu, küfümsü elifli, gök elifli, karakafa karakuyruk, karyağdı elifli, akkuyruk kara, karakuyruk çopur, karakuyruk alası örnek verilebilir. Güvercincilikle ilgili sözcüklerin sürekli bir değişim ve gelişim içinde olduğu görülmektedir. Eski sözcükler bir yandan unutulmaya, unutulmayanların anlamlarında da birtakım kaymalar ve karışmalar olmaya başlamıştır. Son yıllarda Konya’ya yeni bir güvercin türü daha gelmiştir; Almanya kuşu ya da Almanya güvercini diye adlandırılan güvercin. Almanya’dan getirilen ve daha çok salmacıların rağbet gösterdiği bu güvercin türü de güvercincilikle ilgili sözcüklere mutlaka yeni sözcükler katacaktır.

[jetpack-related-posts]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to top